Archive for the Beşiktaş Category

Kara Kartalsın Göklerde Uçarsın

Posted in Beşiktaş, Ege on Şubat 22, 2009 by sairlerparki

Şöyle bir manzaranın hayalini kurduk hep. Futbol dışındaki branşlara olan ilgisizlikten dem vurduk. Ama bugün çok başkaydı. Uzakta olup, görememek sadece sesle de olsa yetinmek, çok başkaydı.

Harika bir takımımız var. Senelerdir çok iyi işler çıkarıyorlar. Bugün Avrupa’da da bunun karşılığını aldılar. Her daim semt takımı olmaktan dem vuruyoruz. Çok uzun süreden beri ilk defa bu duyguyu sonuna kadar hissettim, kilometrelerce uzakta olmama rağmen. Minicik bir salon ama buram buram Beşiktaş kokan, içinde Siyah-Beyaz’a aşık yüzlerce insan. Futbol takımı beyaz forma, siyah şort ile çıksın maçlara diye dillendirirken; hentbol takımımız beyaz forması, siyah şortu ile sahada. Sponsorsuz, bembeyaz formamız…

Beşiktaş o salonda yalnızlığı haketmiyor, taraftarı ile bütünleşince nasıl da bambaşka bir hale bürünüyor onu gösterdi takımımız.

Bugün Süleyman Seba’da olanlar çok şanslıydı, Beşiktaş’ın ne demek olduğunu iliklerine kadar hissettiler.

Beşiktaşımız çeyrek finalde, maç sonu gözyaşlarını tutamayan Kartallarımız’ın hepsine yürekten helal olsun, bize bu sevinci yaşattınız ya bitanesiniz!

Saldır Beşiktaşım

Posted in Beşiktaş, Ege on Şubat 21, 2009 by sairlerparki
Beşiktaşımız – HIT Innsbruck
22/02/2009
15:30
Süleyman Seba Spor Salonu


Beşiktaşımız’ı çeyrek final yolunda yalnız bırakmamak için ” Beşiktaşlı, olman gereken yer belli.”

Saldır Beşiktaşım

Posted in Beşiktaş, Ege on Şubat 21, 2009 by sairlerparki
Beşiktaşımız – HIT Innsbruck
22/02/2009
15:30
Süleyman Seba Spor Salonu


Beşiktaşımız’ı çeyrek final yolunda yalnız bırakmamak için ” Beşiktaşlı, olman gereken yer belli.”

Mustafa Denizli Mahvettin Sen Bizi

Posted in Beşiktaş, Ege on Şubat 15, 2009 by sairlerparki

Rakipler puan kaybedince Trabzonspor maçı haliyle daha önemli hale geldi. Bir de bizim hayallerimiz bunun yanına eklenince çok daha önem arzetti. Ta ki maç kadrosunu görene kadar. Sanıyorum ki kadroyu gören birçok Beşiktaşlı anlam verememiştir. Kendi evinde böylesine önemli bir maçta tek forvet ile sahaya çıkıyorsun,(Rakibin çift forvetle çıkıyor) üstelik o tek forvetin de Nobre?! Mustafa Denizli’nin Bobo ile nasıl bir sorunu var henüz anlayabilmiş değilim. Ancak kendisinin ifade ettiği sistemdir, diziliştir sadece ve sadece bahaneden ibarettir. Nasıl bir sistem ki bu ilk tercih her daim Nobre oluyor? Bu takımın ilk forveti her zaman Bobo’dur. Yanına dilersen Nobre’yi, dilersen Holosko’yu koy. Ancak ilk sırada Bobo gelir. Hatta ve hatta tek forvette de ilk tercih Bobo olmalıdır. Bobo her seferinde yanıt veriyor; ancak Denizli bunu anlamamakta ısrarcı.

Maça çok istekli başladı oyuncularımız. Yanılmıyorsam maçın daha 5 ya da 6. dakikasında kazandığımız bir faul sonrasında Serdar Özkan bir an önce rakibinden topu alıp, kullanmak istedi. Keza kullandığımız taç atışlarında dahi çabuk olmaya özen gösterdiler. İlk dakikadan itibaren kazanmayı istediklerini gösterdiler ve hissettirdiler. Zaten karşılığında tribünlerden büyük bir destek aldılar. Ancak Beşiktaş’ın bu isteği yeterli olmadı. Deplasmanda oynayan klasik Anadolu takımı görünümünde olan Trabzonspor, Tello’nun kaptırdığı topu iyi kullanarak golü buldu.

Beşiktaş istekli olmasına istekliydi ancak sahada bulunan mevcut kadro yapısı ile golü bulmakta zorlandı. Telefon kulübesine dahi çalım atabilen Yusuf (Trabzonlular Yusuf’u almadıkları için çok mutludur.), sağda oynatılan Tello, solda yalandan oynayan Serdar Özkan ile debelendik durduk.

İkinci yarı Bobo ve Delgado’nun oyuna dahil olması ile daha olumlu şeyler yaptık. Bol bol ” Ah keşke Ekrem olsaydı ” dedik. Ligin en çok korner kullanan takımıyız, neden bir türlü buradan gol atamıyoruz derken, Bobo ile golü bulduk, Denizli’ye selam ettik.

Bu puan kaybı ile şampiyonluk şansımızı artık tamamen yitirdiğimizi düşünüyorum. Ligde şaşırtıcı kayıplar oluyor; ancak bizim başımızda da Mustafa Denizli olduğu sürece biz de o şaşırtıcı kayıplardan daha çok yaşarız.

Her zaman istediğimiz mücadeleci bir oyun anlayışı oldu. Formasını terletsin, hakkını versin, sahada Kara Kartal gibi olsun…Arabesk bir yaklaşım belki ama biz Beşiktaşlılar hep bunu sevdik. Bu akşam sonuca üzülsem de özellikle ikinci yarıdaki mücadele yetti bana.

- Abi şampiyonluk ne demek?

- Bizim sevgimizin yanında hiçbir şey demek!

Mustafa Denizli Mahvettin Sen Bizi

Posted in Beşiktaş, Ege on Şubat 15, 2009 by sairlerparki

Rakipler puan kaybedince Trabzonspor maçı haliyle daha önemli hale geldi. Bir de bizim hayallerimiz bunun yanına eklenince çok daha önem arzetti. Ta ki maç kadrosunu görene kadar. Sanıyorum ki kadroyu gören birçok Beşiktaşlı anlam verememiştir. Kendi evinde böylesine önemli bir maçta tek forvet ile sahaya çıkıyorsun,(Rakibin çift forvetle çıkıyor) üstelik o tek forvetin de Nobre?! Mustafa Denizli’nin Bobo ile nasıl bir sorunu var henüz anlayabilmiş değilim. Ancak kendisinin ifade ettiği sistemdir, diziliştir sadece ve sadece bahaneden ibarettir. Nasıl bir sistem ki bu ilk tercih her daim Nobre oluyor? Bu takımın ilk forveti her zaman Bobo’dur. Yanına dilersen Nobre’yi, dilersen Holosko’yu koy. Ancak ilk sırada Bobo gelir. Hatta ve hatta tek forvette de ilk tercih Bobo olmalıdır. Bobo her seferinde yanıt veriyor; ancak Denizli bunu anlamamakta ısrarcı.

Maça çok istekli başladı oyuncularımız. Yanılmıyorsam maçın daha 5 ya da 6. dakikasında kazandığımız bir faul sonrasında Serdar Özkan bir an önce rakibinden topu alıp, kullanmak istedi. Keza kullandığımız taç atışlarında dahi çabuk olmaya özen gösterdiler. İlk dakikadan itibaren kazanmayı istediklerini gösterdiler ve hissettirdiler. Zaten karşılığında tribünlerden büyük bir destek aldılar. Ancak Beşiktaş’ın bu isteği yeterli olmadı. Deplasmanda oynayan klasik Anadolu takımı görünümünde olan Trabzonspor, Tello’nun kaptırdığı topu iyi kullanarak golü buldu.

Beşiktaş istekli olmasına istekliydi ancak sahada bulunan mevcut kadro yapısı ile golü bulmakta zorlandı. Telefon kulübesine dahi çalım atabilen Yusuf (Trabzonlular Yusuf’u almadıkları için çok mutludur.), sağda oynatılan Tello, solda yalandan oynayan Serdar Özkan ile debelendik durduk.

İkinci yarı Bobo ve Delgado’nun oyuna dahil olması ile daha olumlu şeyler yaptık. Bol bol ” Ah keşke Ekrem olsaydı ” dedik. Ligin en çok korner kullanan takımıyız, neden bir türlü buradan gol atamıyoruz derken, Bobo ile golü bulduk, Denizli’ye selam ettik.

Bu puan kaybı ile şampiyonluk şansımızı artık tamamen yitirdiğimizi düşünüyorum. Ligde şaşırtıcı kayıplar oluyor; ancak bizim başımızda da Mustafa Denizli olduğu sürece biz de o şaşırtıcı kayıplardan daha çok yaşarız.

Her zaman istediğimiz mücadeleci bir oyun anlayışı oldu. Formasını terletsin, hakkını versin, sahada Kara Kartal gibi olsun…Arabesk bir yaklaşım belki ama biz Beşiktaşlılar hep bunu sevdik. Bu akşam sonuca üzülsem de özellikle ikinci yarıdaki mücadele yetti bana.

- Abi şampiyonluk ne demek?

- Bizim sevgimizin yanında hiçbir şey demek!

Hava Ayaz mı Ayaz

Posted in Beşiktaş, Ege on Şubat 15, 2009 by sairlerparki


Bütün hafta kıvranarak, düşünmemeye çalışarak geçti. Geldi yine pazar. Yine çok fena umutla çevrilmiş durumdayım. Her seferinde yok artık bundan sonra hayal kurmayacağım, umut etmeyeceğimm desem de yine çemberin merkezinde duruyorum.

Ah be Beşiktaş hadi…

Hava Ayaz mı Ayaz

Posted in Beşiktaş, Ege on Şubat 15, 2009 by sairlerparki


Bütün hafta kıvranarak, düşünmemeye çalışarak geçti. Geldi yine pazar. Yine çok fena umutla çevrilmiş durumdayım. Her seferinde yok artık bundan sonra hayal kurmayacağım, umut etmeyeceğimm desem de yine çemberin merkezinde duruyorum.

Ah be Beşiktaş hadi…

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.