Archive for the Beşiktaş Category

İyi Bayramlar

Posted in Bayram, Beşiktaş, Ege on Aralık 8, 2008 by sairlerparki


Bayram sabahı da olsa
Sensiz geçen günü neyleyim…

Herkese iyi bayramlar

Beşiktaş’ı Geri Verin!

Posted in Beşiktaş, Ege on Aralık 6, 2008 by sairlerparki


Teknik analizmiş, detaymış umrumda değil. Kaybola Beşiktaş var günden güne. Sahada Beşiktaş’ı umursamayan sadece kendilerini düşünen oyuncular var. Beşiktaş’ı en çok ben seviyorum edası ile davranan ama Beşiktaş’a en büyük zararı veren başkan var. Şampiyonluğu her ne kadar istesek de o da aslında umrumuzda değil. Siyah-Beyaz’ın altında Beşiktaş’lı adamlar görmek isteğimiz, mağlup olunsa bile sahayı terkeden oyuncuları gururla izlemek isteğimiz.

Beşiktaş böyle değildi, bana Beşiktaşımı geri verin!

Beşiktaş’ı Geri Verin!

Posted in Beşiktaş, Ege on Aralık 6, 2008 by sairlerparki


Teknik analizmiş, detaymış umrumda değil. Kaybola Beşiktaş var günden güne. Sahada Beşiktaş’ı umursamayan sadece kendilerini düşünen oyuncular var. Beşiktaş’ı en çok ben seviyorum edası ile davranan ama Beşiktaş’a en büyük zararı veren başkan var. Şampiyonluğu her ne kadar istesek de o da aslında umrumuzda değil. Siyah-Beyaz’ın altında Beşiktaş’lı adamlar görmek isteğimiz, mağlup olunsa bile sahayı terkeden oyuncuları gururla izlemek isteğimiz.

Beşiktaş böyle değildi, bana Beşiktaşımı geri verin!

Tez Zamanda

Posted in Beşiktaş, Ege, Emre Belözoğlu, futbol, Serdar Kurtuluş on Aralık 3, 2008 by sairlerparki


Bir süredir dönen bir haber vardı. Serdar Kurtuluş’un söylemiş olduğu bazı cümleler. Doğru mu, değil mi diye bilmediğim için yorum yapamıyordum. Bursa’da özel bir okulu ziyarete giden Serdar Kurtuluş’un kendisine sorulan “başka bir takıma giderseniz, nereye giderdiniz?” sorusuna şöyle yanıt verildiği iddia edilmişti.

“Futbolcu böyle birşey düşünemez çünkü profesyonel bir oyuncudur. Elbet herkesin gönlünde bir takım vardır. Ben her zaman oynadığım takıma elimden gelen desteğin en iyisini vermeye çalışıyorum. Ekmeğimi kazandığım takım için ter dökerim. Tabii ki gönlümde bir takım var, ama bunu söylemek istemiyorum.”

Örnek olarak kimi alındığı sorulduğunda da:

Emre Belözoğlu’nu çok seviyorum. Hem futbolu, hem kişilik olarak Emre Belözoğlu’nu kendime örnek alıyorum.” diye yanıt vermiş.

Bu söyledikleri gerçekmiş Serdar’ın. İddiadan ibaret değilmiş yani, görüntülere da yansıdığı için böyle söylüyorum.

O yüzden tez zamanda örnek aldığı abisinin yanına gitmesi temennisiyle.

Tez Zamanda

Posted in Beşiktaş, Ege, Emre Belözoğlu, futbol, Serdar Kurtuluş on Aralık 3, 2008 by sairlerparki


Bir süredir dönen bir haber vardı. Serdar Kurtuluş’un söylemiş olduğu bazı cümleler. Doğru mu, değil mi diye bilmediğim için yorum yapamıyordum. Bursa’da özel bir okulu ziyarete giden Serdar Kurtuluş’un kendisine sorulan “başka bir takıma giderseniz, nereye giderdiniz?” sorusuna şöyle yanıt verildiği iddia edilmişti.

“Futbolcu böyle birşey düşünemez çünkü profesyonel bir oyuncudur. Elbet herkesin gönlünde bir takım vardır. Ben her zaman oynadığım takıma elimden gelen desteğin en iyisini vermeye çalışıyorum. Ekmeğimi kazandığım takım için ter dökerim. Tabii ki gönlümde bir takım var, ama bunu söylemek istemiyorum.”

Örnek olarak kimi alındığı sorulduğunda da:

Emre Belözoğlu’nu çok seviyorum. Hem futbolu, hem kişilik olarak Emre Belözoğlu’nu kendime örnek alıyorum.” diye yanıt vermiş.

Bu söyledikleri gerçekmiş Serdar’ın. İddiadan ibaret değilmiş yani, görüntülere da yansıdığı için böyle söylüyorum.

O yüzden tez zamanda örnek aldığı abisinin yanına gitmesi temennisiyle.

Deivson Rogério da Silva – Bobo

Posted in Beşiktaş, Bobo, Deivson Rogério da Silva, Ege, futbol on Aralık 1, 2008 by sairlerparki


İlk geldiğinde büyük bir çoğunluk kim bu dedi? Ülkeye gelen vasat ve vasatın da altındaki Brezilyalı oyuncuların çokluğu düşünülürse soru işareti olması gayet doğaldı. Ama kimileri bu soru işaretini abarttı, izlemeden, hakkında bir şey bilmeden garip yorumlarda bulunmaktan çekinmedi. Bunlardan birisi de Kaptanımız Sanlı Sarıalioğlu’ydu. Beşiktaş taraftarı Bobo’nun gönderilmesi için Taksim’e yürüyüş düzenlemeli dedi. Ne garip…Bir zamanlar top oynamış birinin bu sözcükleri söylemesi.

Kimisi ismi ile dalga geçti, uzun bir süre Bobo’nun futbolculuğu hakkında konuşulmadı. O ise geldi, gollerini attı, gollerini atmakla kalmayıp kendini geliştirmeye devam etti. Ki bu bizlerin pek alışık olduğu bir şey değil. Bobo her geçen gün üstüne bir şeyler katmayı başardı. Brezilya Milli Takımı’na dahi çağırıldı. Evet Brezilyalılar dönem dönem bunu yapıyor, genç oyuncularını yakından gözlemlemek adına bu tarz fırsatlar yaratıyor. Ancak bu Bobo’nun izlendiğinin, farkında olunduğunun bir göstergesidir. Birçok yabancı oyuncunun ülkemizi tercih etmeme sebeplerinden biridir bu. Milli takımlarında oynama şanslarının azalması, Türkiye’ye geldikleri takdirde gözden uzak olmaları.

Bütün bu klasik tabirlerin dışında Bobo’yu yeniden 11’de görmek istiyorum. Ligin başından beri Beşiktaş’ın hücum hattının ne kadar iyi olduğu konuşuluyor. Ancak o sözde “iyi”nin meyvesini yemedik henüz. Vazgeçilmeyen adam Nobre oldu. Nobre’nin mücadelesini, hırsını asla küçümsemiyorum. Bu tamamen ayrı bir başlık konusudur. Fakat takımda Bobo gibi bir oyuncun varken, ısrarla yedek bırakılmasını da anlamıyorum.

Bir sürü teknik detay söylenebilir, nasıl bir oyuncu olduğu hakkında. Söz konusu Beşiktaş iken zaten yeterince duygusalım ve şu an Bobo konusunda da aynı duygusallığı yaşıyorum. Seviyorum ben bu adamı, Beşiktaş’lıyım diyip başka takımlara giden oyuncuları sık yaşamış bir taraftar olarak, gol attıktan sonra kimi zaman armayı öpmesini samimi buluyorum. Sahada iyi olmadığı zamanlarda yüzündeki mahcubiyeti görüyorum. Birçok golcü profilinin aksine bencil olmayışını takdir ediyorum. Ve şimdilerde yedek kulübesindeki hüzünlü adama üzülüyorum.

Endişeleniyorum ocak ayında ayrılır diye takımdan.

Eğer Bobo giderse, Carew’in gidişi gibi olur. Biz yine kafayı vuracak bir yerler ararız.

Deivson Rogério da Silva – Bobo

Posted in Beşiktaş, Bobo, Deivson Rogério da Silva, Ege, futbol on Aralık 1, 2008 by sairlerparki


İlk geldiğinde büyük bir çoğunluk kim bu dedi? Ülkeye gelen vasat ve vasatın da altındaki Brezilyalı oyuncuların çokluğu düşünülürse soru işareti olması gayet doğaldı. Ama kimileri bu soru işaretini abarttı, izlemeden, hakkında bir şey bilmeden garip yorumlarda bulunmaktan çekinmedi. Bunlardan birisi de Kaptanımız Sanlı Sarıalioğlu’ydu. Beşiktaş taraftarı Bobo’nun gönderilmesi için Taksim’e yürüyüş düzenlemeli dedi. Ne garip…Bir zamanlar top oynamış birinin bu sözcükleri söylemesi.

Kimisi ismi ile dalga geçti, uzun bir süre Bobo’nun futbolculuğu hakkında konuşulmadı. O ise geldi, gollerini attı, gollerini atmakla kalmayıp kendini geliştirmeye devam etti. Ki bu bizlerin pek alışık olduğu bir şey değil. Bobo her geçen gün üstüne bir şeyler katmayı başardı. Brezilya Milli Takımı’na dahi çağırıldı. Evet Brezilyalılar dönem dönem bunu yapıyor, genç oyuncularını yakından gözlemlemek adına bu tarz fırsatlar yaratıyor. Ancak bu Bobo’nun izlendiğinin, farkında olunduğunun bir göstergesidir. Birçok yabancı oyuncunun ülkemizi tercih etmeme sebeplerinden biridir bu. Milli takımlarında oynama şanslarının azalması, Türkiye’ye geldikleri takdirde gözden uzak olmaları.

Bütün bu klasik tabirlerin dışında Bobo’yu yeniden 11’de görmek istiyorum. Ligin başından beri Beşiktaş’ın hücum hattının ne kadar iyi olduğu konuşuluyor. Ancak o sözde “iyi”nin meyvesini yemedik henüz. Vazgeçilmeyen adam Nobre oldu. Nobre’nin mücadelesini, hırsını asla küçümsemiyorum. Bu tamamen ayrı bir başlık konusudur. Fakat takımda Bobo gibi bir oyuncun varken, ısrarla yedek bırakılmasını da anlamıyorum.

Bir sürü teknik detay söylenebilir, nasıl bir oyuncu olduğu hakkında. Söz konusu Beşiktaş iken zaten yeterince duygusalım ve şu an Bobo konusunda da aynı duygusallığı yaşıyorum. Seviyorum ben bu adamı, Beşiktaş’lıyım diyip başka takımlara giden oyuncuları sık yaşamış bir taraftar olarak, gol attıktan sonra kimi zaman armayı öpmesini samimi buluyorum. Sahada iyi olmadığı zamanlarda yüzündeki mahcubiyeti görüyorum. Birçok golcü profilinin aksine bencil olmayışını takdir ediyorum. Ve şimdilerde yedek kulübesindeki hüzünlü adama üzülüyorum.

Endişeleniyorum ocak ayında ayrılır diye takımdan.

Eğer Bobo giderse, Carew’in gidişi gibi olur. Biz yine kafayı vuracak bir yerler ararız.

Kara Kartal

Posted in Beşiktaş, marmara on Kasım 30, 2008 by sairlerparki

isimler geçiyor gözümün önünden,üzerlerinde mübarek beşiktaş forması, artistik hareketleri- asistleri ya da golleri alt metin.
umut üretim merkezi olmuşlar taraftarın kalbinde,
gazetelerde ise parasını beğenmediği ya da alamadığı için oynamak istemiyor haberleri.
isimleri yazılı formalar, taraftarın üzerinde,
kendileri yok şimdi bıraktıkları başarı yok geçmişte.

isimler gelecek aklıma, beşiktaştan geçip gitmiş olan.
bir kere beşiktaşın içinden yürüyerek geçmiş olmayan.

gidecek bir zaman sonra elbet zan, serdar özkan,delgado …
aklıma gelecek yıllar sonra delgado, golleri ve klas hareketleri ile hatırlayacağım.
bugünü hatırlamayacağım.
zan diyecek biri gökhan zan. omuzunun sürekli çıktığı ve vasat bir oyuncu olduğu gelecek.
serdar özkan diyecekler. ibrahim akın, burak yılmaz gelecek aklıma o ismi duyunca.
bugünü hatırlamayacağım.

giunti desem kimin aklına fb ile maçımızdaki serhat akın’ın attığı golde ki hatası gelir.
pascal desem kimin aklına ilk olarak, 2. gelişindeki ilk maçında 2 sarıdan vurdumduymazca gördüğü kırmızı kart gelir.
ya da kuntz dediğimde kim bu takımdan kaçtığını hatırlatarak söze başlar.
yasin sülün gelecek vadeden genç oyuncu değil miydi ?

en son kim bu takımın formasını paf takımdan ibaret giyip jubilesini yapana kadar çıkarmadı ?
ben hatırlamıyorum , varsa bilen yazsın lütfen.

sahi ya şimdi ki topçular bilirler mi acaba bir zamanların beşiktaşını.
mesela boş mukavaleye imza atmayı hangi çevirmen anlatabilir yabancı futbolculara
yerli futbolcuların kaçı biliyordur kör tuğrul’u, voleci şeref’i.
neden Kara Kartal olarak bilindiğimizi
namağlup şampiyon olmayı,
şerefli ikinciliği …
biz beşiktaşı kitaplara sığdıramazken onlar kaç cümle ile anlatabilir;
güzel camia ile ilk cümleyi başlatırlar ,
taraftarı harika ile 2. yi,
3 .cümleyi söyleyebilecek kadar hangisi tanıyor beşiktaşı ?

Aşkımız renklere desek anlarlar mı acaba,
aşkımız bu renklere gönül vermiş olanların yarattığı geleneğe,
bu renklere gönül vermiş Beşiktaşlı futbolculara,
Beşiktaştaki futbolculara değil.

giden derbiler olsun, varsın şampiyonluk olsun.
maç kaybedilsin, avrupaya gidilmesin…
ama Kara Kartallar görelim sahada, çok özledik çünkü.
Biz Kara Kartalları Çok sevdik be Abi.

Kara Kartal

Posted in Beşiktaş, marmara on Kasım 30, 2008 by sairlerparki

isimler geçiyor gözümün önünden,üzerlerinde mübarek beşiktaş forması, artistik hareketleri- asistleri ya da golleri alt metin.
umut üretim merkezi olmuşlar taraftarın kalbinde,
gazetelerde ise parasını beğenmediği ya da alamadığı için oynamak istemiyor haberleri.
isimleri yazılı formalar, taraftarın üzerinde,
kendileri yok şimdi bıraktıkları başarı yok geçmişte.

isimler gelecek aklıma, beşiktaştan geçip gitmiş olan.
bir kere beşiktaşın içinden yürüyerek geçmiş olmayan.

gidecek bir zaman sonra elbet zan, serdar özkan,delgado …
aklıma gelecek yıllar sonra delgado, golleri ve klas hareketleri ile hatırlayacağım.
bugünü hatırlamayacağım.
zan diyecek biri gökhan zan. omuzunun sürekli çıktığı ve vasat bir oyuncu olduğu gelecek.
serdar özkan diyecekler. ibrahim akın, burak yılmaz gelecek aklıma o ismi duyunca.
bugünü hatırlamayacağım.

giunti desem kimin aklına fb ile maçımızdaki serhat akın’ın attığı golde ki hatası gelir.
pascal desem kimin aklına ilk olarak, 2. gelişindeki ilk maçında 2 sarıdan vurdumduymazca gördüğü kırmızı kart gelir.
ya da kuntz dediğimde kim bu takımdan kaçtığını hatırlatarak söze başlar.
yasin sülün gelecek vadeden genç oyuncu değil miydi ?

en son kim bu takımın formasını paf takımdan ibaret giyip jubilesini yapana kadar çıkarmadı ?
ben hatırlamıyorum , varsa bilen yazsın lütfen.

sahi ya şimdi ki topçular bilirler mi acaba bir zamanların beşiktaşını.
mesela boş mukavaleye imza atmayı hangi çevirmen anlatabilir yabancı futbolculara
yerli futbolcuların kaçı biliyordur kör tuğrul’u, voleci şeref’i.
neden Kara Kartal olarak bilindiğimizi
namağlup şampiyon olmayı,
şerefli ikinciliği …
biz beşiktaşı kitaplara sığdıramazken onlar kaç cümle ile anlatabilir;
güzel camia ile ilk cümleyi başlatırlar ,
taraftarı harika ile 2. yi,
3 .cümleyi söyleyebilecek kadar hangisi tanıyor beşiktaşı ?

Aşkımız renklere desek anlarlar mı acaba,
aşkımız bu renklere gönül vermiş olanların yarattığı geleneğe,
bu renklere gönül vermiş Beşiktaşlı futbolculara,
Beşiktaştaki futbolculara değil.

giden derbiler olsun, varsın şampiyonluk olsun.
maç kaybedilsin, avrupaya gidilmesin…
ama Kara Kartallar görelim sahada, çok özledik çünkü.
Biz Kara Kartalları Çok sevdik be Abi.

Eziyet Edenin !

Posted in Beşiktaş, deplasman, derbi, marmara on Kasım 26, 2008 by sairlerparki

C.tesi günkü Fb maçının biletlerinin ne zaman çıkacağı hala tam olarak belli değil. Her sene alışık olduğumuz üzere önce Güvenlik Kurulu toplantısı yapılır,ertesi günde biletler çıkar. Güvenlik Kurulu toplantısı bugün yapılması bekleniyordu, yarın olacakmış. Biletlerde bu durumda Cuma günü çıkacak gibi. Sadece 3-4 yerde satışa sunulacak olan biletleri almak için Beşiktaş taraftarı yine eziyet çekecek.

Ne gibi kararlar alınacak bu toplantıda ?
Beşiktaş taraftarının topluca yolculuğu olmayacak , Maça en geç 5-6 gibi girilmesi gerekecek. Meşale ve benzeri stada sokulması yasak olacak. Biletsiz seyirci alınmayacak.
Her sene alınan kararlardan farklı madde ortaya atılmayacak. Biz yine taksilerle maça gideceğiz. Vapurla Kadıköy’e geçen taraftarlar geri gönderilecek.

Fotoğrafı koyma sebebim, acaba vali deniz taksi ulaşımınıda taraftara kapatmayı düşünüyor mudur ? Uçakla taraftar geleceğini duyum aldığını söyleyen validen böyle bir karar çıkması durumunda kimse şaşırmaz.

Bu deplasmanlarda öğrendiğimiz en önemli kelime Münferit ! Diğer takım taraftarları bir şekilde topluca bizim maçlara gelebilirken, bizden münferit yolculuk yapmamız isteniyor. Aksini kimse iddia edemez galiba.

Her türlü eziyete ve çileye rağmen yine de GELİYORUZ !

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.